rss

04 Temmuz 2009 Cumartesi

Roman Yazan Köylü Güzeli, Gözünü Nobel'e Dikti


Köyde yaşayıp gündüzleri çapa yapan, süt sağan, odun kırıp tek başına ev işlerinin üstesinden gelen Öznur Baş, geceleri de roman yazıyor.
Kompozisyon dalında çok sayıda birinciliğe imza atan 22 yaşındaki genç, 4 yıldır üzerinde çalıştığı ve 'Kördüğüm' adını verdiği romanını tamamladı. Maddi durumu el vermediği için romanını kitaba dönüştüremeyen Baş, romanını basacak yayınevi arıyor. Lise mezunu Baş, edebiyat alanında Nobel ödülünü kazanmayı hedefliyor.
Ailesi ile birlikte Samsun'un Alaçam ilçesi Etyemez köyünde yaşayan Öznur Baş, kendisini edebiyata adadı. İlkokula gittiği dönemlerden itibaren okumaya meraklı olduğunu belirten Baş, öğretmenlerinin de yönlendirmesiyle okulun en çok okuyan öğrencisi olmuş. Zamanla kendisinde yazma isteği oluşmuş. Lisede de okuma ve yazmaya devam eden genç, deneme, makale, biyografi ve otobiyografi üzerine çalışmalar yapmış. Üniversite sınavını kazanamayınca da roman yazmaya karar vermiş. Edebi romanlar üzerine yoğunlaşan Öznur Baş, üniversite okusa da yazar olmaktan vazgeçmeyeceğini belirtiyor.
Günlük işlerini bitirebildiği sürece yazabildiğini anlatan Baş, ''Yazın 3 ay çalıştığımız için hiç yazamıyorum. Günde belki bir cümle falan yazabiliyorum. Kışın da günde ortalama 5 saat yazıyorum. Lisedeki öğretmenlerim benim için büyük insan olacak derlerdi. Yazar olmamı istiyorlardı. Ama benim pek inancım yoktu. Üniversite sınavını da kazanamayınca kendimi romana verdim. Üniversiteyi kazanıp öğretmen dahi olsam yine de yazar olacaktım. Türkiye ve dünya çapında büyük bir yazar olmak istiyorum. En büyük amacım edebiyat alanında Nobel ödülünü almak.'' diyor.
240 sayfadan oluşan 'Kördüğüm' isimli romanından da bahseden Öznur Baş, romanında genç bir kızın başından geçen talihsiz aşk hikayesini yazdığını kaydetti. Romanının bürokrat kızının serseri bir kişiye aşık olmasıyla başladığını anlatan genç yazar, olayın ''Bürokrat kızı Gülizar, serseri Cemil'e kaçıyor. Nikah istediği halde bu adam nikahı yapmıyor. Gülizar, Cemil'den türlü türlü işkenceler görüyor. Buna rağmen çok sevdiği için onu terk etmiyor. Bir süre sonra Cemil kendisini aldatınca onu terk ediyor. Bir süre sonra Cemilsiz yaşayamayacağını anlayarak tekrar geri dönüyor. Aynı işkenceler yine başlıyor. Bir süre sonra son kez kaçıyor ve bir daha geri dönmüyor.'' şeklinde özetliyor.
Romanının basılmasını çok isteğini bildiren Öznur Baş, Samsun'da yayınevi araştırmasına rağmen kimsenin yardımcı olmağını da sözlerine ekledi.
Kızının ilk zamanlarda başarıp başaramayacağını düşündüğünü söyleyen anne Hatun Baş ise ''Bir süre sonra kızıma inandım. Onunla gurur duyuyorum. Çalışmasını istemiyorum, yani yeter ki kendini kurtarsın.'' ifadelerini kullanıyor.

Rastgele Yazı Oku


Yazı Gönderen:Mustafa Kahya


Bookmark and Share

1 yorum:

EmelSEN on 06 Temmuz 2009 Pazartesi 23:49 dedi ki...

Bu güzel kardeşimizi kutluyorum...kim demiş herşey imkanlar doğrultusunda gerçekleşir diye..öenmli olan kendine inanmak ve hedefler belirlemektir...imkansız diye birşey yoktur..imkansızı başaramamak vardır...
Allah yolunu açık etsin..


Yorum Gönder

Türkçe'nin doğru kullanıldığı yorumları çok seviyorum.
Uyarı: URL adresi belirtirken lütfen başına http:// protokolünü koymayı unutmayın!

Google hesabınız varsa Google hesabı bölümü ile yorum yapabilirsiniz.
Google hesabınız yoksa Adı/URL seçeneğiyle en azından adınızı yazın. URL zorunlu değildir.ANONİM yorum bırakmayalım...

 

Popüler Yazılar

Son Yorumlar

Son Yazılar